TURIZM VE SAGLIK

Dünyada 1970'li yillardan sonra turizm en önemli sektör ve kavramlardan biri olmustur. Ülkemizde 1980'lerden sonra Turizm konusuna dikkatler çekilmistir.

Türkiye de son 2-3 yilda Turizm sektöründe patlama yasanmaktadir. Bununla birlikte Turizm çesitleri, sorunlari, gelecegi ve bu alandaki firsatlar her geçen gün genisleyerek tartisilmaktadir.

Turizmi bir ülkeden diger ülkeye birçok sebeple gelen insan hareketi olarak düsünürsek bu insanlarin saglikli yasamasi ve saglik konusu Turizmle içi içe olacaktir.

Buhara saglik olarak 6 yildan beri Turist Sagligi ve Saglik turizmi ve bunlarin Avrupa'yla iliskileri üzerine çalismaktayim. Bu konu son 1-2 yildan beri hükümetin ve ülkenin gündemine yeni oturmus ve tartisilmaya baslanmistir.

Konunun daha iyi anlasilabilmesi için bazi kavramlari dogru kullanmak gereklidir.

 

Turistin sagligi:

Yurt disindan geçici süre için gelen insanlarin bu süre içinde hastalanmalari ve tedavileri, turistlerin bulunduklari yerlerin saglikli olmasi ve turistlere hizmet sunanlarin sagligi da turist sagligi konusuna girer.

Saglik Turizmi:

1- Bir ülkeden diger ülkeye herhangi bir sebeple (bekleme süresinin uzunlugu, tedavinin ekonomikligi veya daha kaliteli saglik hizmeti v.b.) sadece tedavi için gidilmesidir.

2- Tibbi olarak gerekliligi raporla belirlenmis kaplica tedavileri için bir ülkeden diger ülkeye gidilmesi de bu tanim altinda yer almaktadir.

 

Kaplica Turizmi:

Jeotermal tesislerden yararlanmak amaciyla yapilan seyahatler

•  Tibbi olarak gerekliligi raporla belirlenmis kaplica tedavileri için bir ülkeden diger ülkeye gidilmesi.(ayni zamanda saglik turizmi kapsamina da girer)

•  Dinlenmek rahatlamak ve kendini daha iyi hissetmek amaciyla konforlu ortamlarda genis otelcilik hizmetleriyle birlikte kaplicalardan faydalanmak (ülkemizde yangin olan sekilde budur)

Çogu zaman 1 ve 2 sinirlari birbirinden tamamen ayrilamayabilir. Hatta bu hizmetler kombine sunulabilir.

Yurt disindan kaplicalarda kendini daha iyi hissetmesi (wellness) ve/veya rahatlamasi (restness) için gelinmesi Saglik Turizminden daha ziyade kaplica turizmi kapsamina girer.

Saglik Turizmi denince ülkemizde yanlis bir yorumlamayla kaplica turizmi anlasiliyor. Halbuki kaplica turizmi sadece Saglik turizminin alt bir grubu olabilir.

Saglik Turizminin içine çogu zaman turistin sagligi da girer. Söyle ki Avrupa dan kalça protez veya göz lazer tedavisi için ülkemize gelen kisilerde turisttir. Hastane disinda gidis dönüs ve konaklama esnasinda karsilastigi olaylar turizm kapsaminda degerlendirilmelidir. Bu örnekte kalça protezi için gelmesi ve hastanedeki tüm islemler. Saglik turizmi ama otelde kaldigi esnada kirli su ve bozulmus yemek sebebiyle ishal olmasi turist sagligi kapsaminda degerlendirilme.

Özetle:

Turistin sagligi, saglik turizmi ve saglik turizminin kismen içinde olan kaplica turizmi böyle tanimlanabilmesine ragmen bir birinden tam ayrilamayan üç kavram ortaya çikiyor.

•  Turistin sagligi

•  Kaplica turizmi

•  Tedavi edici kaplica hizmetleri

•  Dinlenme amaçli kaplica hizmetleri

•  Saglik turizmi

Öncelikli olarak ülkemizde bu kavram kargasasi netlesmeli ve yasal olarak tanimlanmali sonra bu kavramlari kapsayan kurumlarin isleyisi ve hizmetlerin sunulmasiyla ilgili yönetmelikler hazirlanmali.

A) TURISTIN SAGLIGI:

Ülkemize saglikli olarak dinlenme ve eglenme veya Türkiye'nin bir çok zenginliklerini (kültür ve, tarih, dag, magara vb.) tanima amaçli gelen kisilerin sagligini ve bulundugu ortamin saglikli olmasini kapsar.

Turistler öncelikli olarak alt yapisi mükemmel sagligini tehlikeye atmayacak ortam ve kurumlari tercih edecektir. Buna ragmen beklemedik sebeplerden dolayi hastalanirsa acil ve güvenilir bir saglik hizmeti talep edecektir.

Bu çerçevede beklenmedik bir hastaligin sebep- sonuç ve düzeltilmesi ve maliyeti önem arz edecektir.

Turist Sagligi ile iliskili konular:

•  Turistin bulundugu ortam ve bu ortamda çalisanlarin saglikli olmasi

•  Turizmin getirecegi muhtemel hastaliklar açisindan toplumun sagligi

•  Turistlerin sagligi ve acil hallerde saglik hizmeti sunumu.

•  Saglik personeli ve kurumlarin isleyisi

•  Yurt disi sigortalariyla iliskiler ve ücretlendirme

•  Yurt disina sunulan turizm ve saglik hizmeti sonucunda ülkemizin ve saglik hizmetlerinin tanitimi olacaktir.

•  Gurbetçilerin izindeyken olusan saglik problemleri

B) KAPLICA TURIZMI:

a) Dinlenme amaçli kaplica turistleri:

Turistlerin bir kismi (Özellikle yasli kesimi) Ülkemizin doga güzellikleri ve jeotermal kaynaklarindan dinlenme amaçli faydalanmalarini kapsar. Burada kaplicanin bulundugu tabiat, jeotermalin kalitesi ve lüks ortami çok önem arz edecektir. Asil amaç dinlenme ve eglence ikinci amaç rahatlama ve iyilik halini elde etmedir. Küçük çapli otelcilik hizmeti veren kaplicalar bu kapsamda degerlendirilemez.

•  Tedavi amaçli kaplica turizmi:

Ülkesinde tabipler tarafindan teshisi ve endikasyonu konmus hastaliklarin tedavisi için ülkemize gelmeleri ve kaplicalardan faydalanilmasini kapsar.

Bu durumda ülkesinden yaninda getirecegi raporlar önem arz eder. Türkiye'de de tabiplerin kontrolünde kaplicalarda tibbin kurallari çerçevesinde tedavi olmalari gerekecektir. Bu bölümde lüks otelcilikten ziyade kaplicanin kalitesi, fiziki olarak türü önem arz eder. Modern küçük kaplica merkezleri bile bu hizmeti sunabilir.

Bu güne kadar dinlenme amaçli kaplica turizmi ile tedavi amaçli kaplica turizmi birbiriyle sik sik karistirilmistir.

Bunun sebepleri;

 

•  Ülkemizde ve yurt disinda bu iki bölüm ayri ayri tanitilmadi ve pazarlanmadi. Aslinda bugüne kadar kaplicalarin tanitimi yurt disinda hiç yapilmadi sayilir.

•  Ülkemizde bu konuda tibbi endikasyonlar tam konmadi zaten FTR bölüm son yillarda güncelligini kazanmis olup ruhsatli modern kaplicalar yeni yayginlasmaktadir.

•  Kaplica tedavisi için tibbi endiksiyon kondugu zaman bile bugüne kadar hastanin gidecegi ruhsatlandirilmis kaplicalar yaygin degildi.

•  Sosyal güvenlik kurumlarinin ödedigi ücret maliyetlerinin çok altinda.

•  Avrupa saglik kasalarinin kaplica tedavisi için yurt disina sevk ve bedellerinin ödemesi konusunda ciddi girisim ve arastirma yapilmamistir.

Bütün bunlarin sonucunda dinlenme amaçlida olsa tedavi amaçlida olsa herkes lüx ve konforlu kaliteli kaplicalari tercih etmeye baslamis ve bedellerini kendileri ödemislerdir.

C) SAGLIK TURIZMI:

Saglik insanligin en vazgeçilmez hakki ve ihtiyacidir. Her ülke saglik için bir politika belirleyip vatandasina saglik ihtiyacini karsilar. Ülkemiz kamu saglik hizmetlerine ilaveten son 10 yilda özellikle 2-3 yilda özel saglik sektörüyle ciddi isbirligine girilmis ve saglik hizmeti hizla özele kaymaya baslamistir. Özel saglik sektöründe ciddi atilimlar olup. Avrupa standartlariyla yarisabilecek düzeyde özellikle büyük illerde özel hastaneler artmaya baslamistir.

Bu büyük ve donanimli hastaneler ülkemizin genel standartlarinin üzerindedir. Kendileri yurt disi pazarlara açilmak zorundadirlar. Ülkemizdeki sagliga ayrilan pay sinirli kisi basina düsen saglik harcamalari 200 USD yi geçmemektedir. Bu nadide kurumlarin ayakta durabilmesi için yurtdisi pazarlara açilmalari kaçinilmaz olacaktir.

Ayrica ülkemiz mevcut cografik konumu, Avrupa birligine girme trendi ve sagliktaki dönüsüm projesi, özel saglik sektörünün geldigi durum ve turizmdeki gelismeler göz önünde bulunduruldugunda saglik turizminin ciddiyeti ve ülkeye getirecegi ekonomik deger çok büyüktür.

YURT DISINDA SAGLIK HIZMETLERI VE ÜLKEMIZ IÇIN ÖNEMI

Bu konunun iyi anlasilabilmesi için 3 bölgeye ayirmakta fayda var.

•  Avrupa

•  Orta Asya ve Ortadogu

•  Afrika ülkeleri

1- Avrupa açisindan Saglik Turizmi:

Avrupa ülkelerinde saglik hizmeti sunumu çok kaliteli ve pahalidir. Toplumun beklentileri üst düzeydedir. Toplum yaslanmakta saglik hizmetine olan ihtiyaçlari tabii olarak artmaktadir.

Tablo böyle olunca saglik harcamalari her geçen gün altindan kalkilamaz bir hale gelmektedir. Özellikle özel sigortaciligin ve özel saglik hizmet sunucularinin arttigi ülkelerde durum daha vahimlesmektedir.

Hükümetler bütçeden sagliga ayrilan payi artirmak zorunda kalirken özel sigortalarin karlilik orani düsmekte, saglik hizmeti sunucularinda yatirdiklari paralarla orantili gelir elde edemedikleri için yeni yatirim yapmakta veya daha karli (gida, silah sanayi iletisim v.b.) alanlara yatirim yapmaktadirlar.

Hal böyle olunca Avrupa gelecekte saglik finansindaki sikintiyi asmak için birçok yollar incelenmekte; bunlardan en önemlilerinden biriside saglik hizmetini daha ucuz, satin almak veya sigortalilardan katilim payini artirmak,hatta bazi saglik hizmetlerini kapsam disi birakmak olarak görülmektedir.

Sonuç olarak Avrupa da gelinen nokta pahaliya saglik hizmeti almak zorunda kalan sigorta için, hem de kapsam disi kalan hizmetlerde sigortali için daha ucuz, ama kaliteden taviz vermeyen, bekleme süresi kisa olan saglik hizmeti sunucularina ihtiyaç vardir. Neticede Avrupa yurt disindan ucuza saglik hizmeti almaya aday haline gelmistir.

Burada göz ardi edilmemesi gereken konu Avrupali kaliteden taviz vermeyecek hem kültür olarak hem de hukuki olarak hizmeti nereden alacagi karari hastanin bizzat kendisine aittir. Avrupali genel olarak yine Avrupa dan saglik hizmeti alacak, hasta hakkini arayacak hasta için maliyet önemli olmayacaktir. Bu açidan Avrupaliya Türkiye'nin saglik hizmeti sunumu kisa sürede kolay olmayacaktir.

•  Kalitemiz iyice arttiginda,

•  Türkiye'nin saglik sektörü çok iyi tanitildiginda,

•  Saglik hizmetine ilaveten paket halinde Turizmin imkanlarini sunuldugunda,

•  Türkiye hükümeti ve özel sektör Avrupa sigortalariyla çok siki iliskiler kurdugunda,

Türkiye'ye saglik hizmeti almak için Avrupalilar gelmeye baslayacaktir. Bütün bunlardan sonra bile bunlari memnun etmek kolay olmayacak. Malpraktislerde ödenecek tazminatlar problem olacaktir. Fakat Avrupa'da yasayan 5 milyona yakin Türk, 20 milyonu askin Müslüman (Pakistan, Iran, Irak, Fas, Tunus, Afrika) göçmen öncelikli hedef kitle seçilirse durum çok farkli olacaktir.

Avrupa özellikle II. dünya savasindan sonra sömürü ülkelerinden ve gelismemis ülkelerden ciddi sayida insan kaynagi temin etmis ve ucuza is gücü bulmuslardir. (tabi sömürü dönemindeki elde edilen insan gücü kaynaklari özellikle Ingiltere için durum daha farkli boyuttadir.)

Yillarca Avrupa da çalisan göçmenler Avrupa ya yerlesmisler özellikle Türkler is sahibi olmuslar, evlenmisler ve Avrupa toplumuyla kaynasmislardir. Artik bu kitle Avrupa'nin ayrilmaz bir parçasi olmustur. Genel olarak saglik hizmeti alma bakimindan Avrupali ile göçmenler ayni haklara sahiptirler. Fakat saglik hizmeti alirlarken özellikle son yillarda hiçte Avrupaliyla esit muamele görmemektedirler.

Saglik turizmi açisindan Avrupa pazari üç ayri grupta düsünülmeli:

•  Avrupalilarin bizzat kendi vatandaslar

•  Avrupa da yasayan vatandaslarimiz (gurbetçiler)

•  Avrupa da yasayan diger Müslüman göçmenler (Pakistan, Iran, Irak, Fas, Tunus, Afrika vb.)

Avrupa için yurt disinda iki ana baslikta saglik hizmeti söz konusudur. (Turistin sagligi ve saglik turizmi.) Yurt disina çikan Turistlerin tatil esnasinda acil saglik hizmeti almalari bu konu turistin sagligi basliginda incelenmeli.

Ekonomik olmasi, sira beklememek amaciyla kronik hastaliklar ve planli tedavi için yurt disina gidilmesi Saglik Turizmi'dir.

Üzerinde durulmasi gereken en önemli nokta sigortalinin yasal olarak ben yurt disindaki su hastaneden saglik hizmeti almak istiyorum diye talep ve beyan etmesi sarttir. Bunun içinde sigortaliya tanitim ve pazarlama önemlidir. Nihai karar sigortalinin talebiyle olacaktir.

Avrupada yasayan vatandaslarimiz (Gurbetçiler):

Gurbetçilerimiz Avrupa da önceki yillara göre iyi Saglik hizmeti alamamaktadirlar. Özellikle 1. ve 2. kusak yasli kesimin dil problemin den dolayi derdini tam anlatamiyorlar. Hekimlerle iletisim kuramiyorlar. Gurbetçilerimiz genelde Türk hekimlerine güvenleri daha fazla. Gurbetçilerimiz Türkiye ye izine geldiklerinde kamu kurumlarindan (önceki yillarda özellikle SSK hastanelerinden) hizli ve kaliteli hizmet alamiyorlardi. Buhara Sagligin 6 yil önce baslattigi çalisma neticesinde gurbetçilerimiz izinde hastalaninca özel saglik kurumlarindan ücret ödemeden sigortanin onayi ile saglik hizmeti alabilmektedirler. Ancak acil olmayan planli tedavi bu gün için almamaktadirlar.

Gurbetçilerimizin büyük bir kismi kronik hastaliklarin ve planli tedavilerini de Türkiye'de de yaptirmak istiyorlar. Bunun için Türkiye deki hastaneler organize bir sekilde Avrupa sigortalariyla görüsüp konuyu bu açidan izah etmelidirler. Sonrada gurbetçilerimize ulasip hastanelerimizin tanitilmasi önemlidir.

Sigortaya yapilacak teklif Avrupa yasayan Türk kökenli göçmenler planli tedavilerini refakatçi ve yol ücreti dahil tedavi bedellerinin çok cazip oldugu, özel hastanelerin kalitesinin iyi oldugu tedavi için gurbetçilerin buna razi olduklari anlatilacak. Hollanda, Ingiltere gibi ülkeler bu konuda zaten ilk adimlari atmislardir. Kisacasi Türk özel saglik sektörünün Avrupa sigortalariyla iletisime geçmesine pazarlama yapmasi güncel olgunlasmis olan bu konuyu kisa sürede neticelendirecektir.

Öncelikli olarak 4 milyonu askin gurbetçi sonra 20 milyonu askin diger Müslüman göçmenler Türkiye den saglik hizmeti almaya basladi mi bununla birlikte ve/veya bunlardan sonra kalitemiz ve pazarlamanin iyi oldugu takdirde Avrupa'nin yerli halkida ülkemize saglik turizmi için gelir. Aksi takdirde bu alt yapi yapilmadan ve adimlar atilmadan öncelikli hedef Avrupa'nin yerli vatandasi olursa isimiz zor. Çünkü onlar daha bu konuda çok istekli ve hazir degiller 1-2 Malpraktisde tüm pazar kapanabilir.

B) Orta Dogu ve Orta Asya

11 Eylül Terörist saldirisindan sonra Orta dogudaki Müslümanlarin ABD ve Avrupa ya gidisleri ve iliskileri her alanda azaldigi ve zorlastigi gibi saglik hizmeti aliminda olumsuz yönde etkilenmistir. Artik orta dogudaki Müslümanlar ABD ve Avrupa'ya eskisi gibi rahat gidememektedirler.

Bilindigi üzere orta dogudaki zengin halk genelde Türkiye'nin kendini tanitmadigi ve geçmiste saglik alaninda çok ileri olmadigi için saglik hizmetlerini hep Avrupa ve ABD den aliyorlar. Bugün saglik hizmetini alabilecegi en modern, yakin ve kaliteli hizmet sunan ülke Türkiye'dir. Bu firsat iyi kullanilmali orta doguya bu konu iyi anlatilmali bu bölgede sigorta sisteminden daha ziyade vatandasin bizzat kendisi ikna edilmeli ve cazip paketler sunulmasi yeterli olacaktir. Çünkü tedavi parasini genelde kendisi ödeyecektir.

Orta Asya ya gelince konu biraz farkli Türkiye Cumhuriyetleri Saglik hizmetinin kalite bilinci var ama bölgede kaliteli saglik hizmeti sunuculari yok. Halkin belli bir üst tabakasi zengin bunlarda bati ülkelerinden saglik hizmeti almaktadir.

Ortadogu'nun ve Orta Asya'nin birçok hizmeti teknolojisini ve malzemesini batidan almasi izah edilebilir ancak; Türkiye mesafe olarak yakin, Müslüman, iklimi ve tabiati güzel saglik hizmeti Batidan geri kalmazken (özellikle 2-3 büyük ildeki bazi özel hastaneler) bizim saglik turizmi pazarindan pay alamayisimizin hiçbir bahanesi olamaz. Tek bahane pazarlama ve tanitimdaki eksikligimiz ve beceriksizligimiz beklide bu büyük pazari bu açidan kesfedemeyisimizdir.

D) Afrika Ülkeleri

Bu ülkelerde bir çok hizmette oldugu gibi saglik hizmeti de çok geridedir. Üst zengin sinif bu hizmeti batidan almaktadir. Çünkü Batiyla olan iliskileri sömürü döneminden beri çok sikidir. Ancak son yillarda batinin saglik alninda karsilasmaya basladigi sikintilardan dolayi bu kismi ihmal etmeye baslamistir. Türkiye bu pazara ilk defa sicak bakmaya baslamistir. Zamanla bu pazarada kaliteli ve ekonomik bir saglik hizmeti sunulabilir.

 

 

Sonuç olarak :

Saglik turizmi olarak sadece kronik hastaliklar ve planli tedavi hizmetlerini ucuz oldugu için Avrupa ya (özellikle göçmenlere ) ve 11 Eylül sonrasi tablodan dolayi Ortadogu ve Orta Asya ya pazarlanabilir. Kaplica turizmi için durum farkli . Çünkü, kaplicalarimiz kesinlikle kaliteli ve ekonomiktir. Kaplicalar tüm Avrupaliya çok rahat bir sekilde tanitimi iyi yapilirsa pazarlanabilir. (Tabiki burada tedavi amaçli kaplica turizmi yine biraz zor dinlenme amaçli kaplica turizmi daha kolay pazarlanabilir)

Saglik turizmi adina öncelikli sunulacak hizmetler (göz lazer tedavisi, estetik cerrahi hizmetleri, dis tedavisi, kalp cerrahisi vb.) seklinde olmali.

Buhara saglik danismanlik hizmetleri

Genel Müdür

Dr Dursun Aydin

Continue to the User Guide Introduction